11.20.2010

Daha Neler...

Geldi gene o can sıkıcı anlardan biri. Bir süre önceye kadar şu an içinde bulunduğum durumdan keyif alırken artık durumun özündeki benden uzaklaştırmaya başlayadığı için keyif alamıyorum. Tezat olmasına rağmen insan özlüyor genede. hiç bırakmamış olmama rağmen insanların söylediği sigarayı bıraktıktan 10 yıl sonra bile canın çekebiliyor gibi birşey olsa gerek. sonuçta buda bağımlılık yapıcı bir durum
düşündüm, unuttum, sildim, yırtıp attım. sayısız kez. belkide içlerinde iyi şeyler vardı... kendimden kaçtığımdan mı yoksa cidden beceremediğimden mi geri dönüp bakmak, okumak, dinlemek istemedim. sonra tekrar düşündüm, tekrar unuttum. neden düşündüğümü düşündüm. "evet sorun burda belkide. derinlere inmek lazm birazda". sonuçta eğer ortada bir sorun varsa (?) (sorunsuzluktan yaratılan sorunlarda sorundur) çözebilmek için önce nedenini bulmak gereklidir dedim ve düşündüm. belki bir yerlere vardım belki varamadım. şunu fark ettim ki: "çok düşününce kesin doğrular yavaş yavaş ortadan kalkıyor ve bu nedenledir ki artık durumun yararlı olup olmadığını bilemiyorum. sonuçta pozitif bir getirisi olmadı. ama evet konuda bu ya illa getirisi olmak zorunda. illa ki birşeylerin pozitif yönde değişmesi lazım."
bencil miyiz?
kesinlikle diyesim geliyor ama şunu gördüm ki bu konuda diğer pek çok konu gibi göreceli olmaya başladı belkide başından göreceliydi. kendi kuruduğum 0 1 sistemi artık bir yerden sonra sonu gelmez karasızlıklara gitmeye başladı.
peki neden? evet soru buydu, neden? önce, neden dedim bu durumdayım
sonra düşündüm
sonra neden düşündüm dedim tekrar düşündüm
evet birşeylerin iyi gitmediğinin herkes gibi farkındayım, bulmak lazımdı. bulmak ve çözmek lazımdı. Aaa evet çözmeden olmaz biliyorum bunu. illa ki çözmek lazım.
neden? düşündün mü?
insan değil miyim ben der zorba?
evet insanım ki o yüzden her yanlış olanı düzeltmek istiyorum. bir türlü anlayamadım; insan olduğumuz için yanlışların, ters gidenlerin hep var olacağını. diyorum ki kendime insan olmanın burası güzel zaten.
ve idrak edemediğim bir konu daha... yeni yeni idrak etiiğim klişelerden biri daha olacak gibi duruyor.
farketmek,
evet olay belkide farketmektir...
içinde bulunduğum durumu fark etmek, aslında düşünüp bulunacak cevap olmadığını farketmek.
cevapları farketmek. çok uzaklara bakarken dibini görememek klişesi mi?
hayır.
belki de derine indikçe bütününe gitmem gereken az parçalı yap bozun parçalarını dahada küçültüyordum. birazda yukarıdan bakmak. hepsini görebilmek. önemli olan şeyde bu. hatta önemliyide önemsiz yapabilmek belkide.
evet o yıldızlardakiler için önemsiz olduğumuzu ve onlarında aynı derecede bize önemsiz geldiklerini... kendi önemli hayatlarımızda önemli şeylerle ne kadar meşgul (!) olduğumuzu.
ayın karanlık tarafında oluğunu bilmediğimiz insanların bize baktıkları gibi. yani koca bir hiç gibi bakmak lazım belkide.
tabi bu da peşinden bir sorun getiriyor ki o bağımlı hatta bide sarhoş kabuğu bırakmak...